Tiroid bezi hastalıkları
Tiroid hormonlarının az salgılanması halinde hipotiroidizm oluşur. Primer ve sekonder hipotiroidizm alt tipleri olan bu tablonun prim...
Boyun orta hattında kelebek halinde bir bez olan tiroid bezi, endokrin (hormon) bezlerinin en büyüğüdür. Salgıladığı hormonlarla büyüme ve gelişmede önemli rol oynar. Beden ısısının düzenlenmesinde, bazal metabolizma hızının ayarlanmasında da görevleri olduğu bilinmektedir. İnsanda 20-30 gram ağırlığında küçücük biz bez olan tiroid bezi, çok damarlı bir yapıdır ve bütün vücut fonksiyonlarınu düzenlemek gibi boyutuna nazaran büyük bir işi yapmaktadır. Bu bezin içerisindeki C hücreleri “kalsitonin” salgılarken follikül hücreleri tiroksin (T4) ve T3 salgılar. İyot ise tiroidden salgılanan hormonların temel bileşenidir. İyot metabolizması ve tiroid fonksiyonu alınan iyot düzeyi ile ilişkilidir. Tiroid stimülan hormon (TSH; Tiroid uyarıcı hormon) ise sanılanın tersine tiroid bezinden salgılanmaz, beyindeki küçük endokrin bez tarafından tiroid bezinden T3 ve T4 salgılatmak üzere salınır.
Tiroid hormonlarının az salgılanması halinde hipotiroidizm oluşur. Primer ve sekonder hipotiroidizm alt tipleri olan bu tablonun primer hipotiroidizm tarafında gelişimsel ve kalıtsal bazı anomaliler, bağılıklık sistemi ilişkili bir hastalık olan Hashimoto tiroiditi, beslenmedeki eksik iyota bağlı endemik kolloid guatr görülebilmektedir. Sekonder hipotiroidizm ise altta başka bir nedenin yatmasına bağlı olarak gelişir. Tiroid hormonlarının salınmasını düzenleyen beyin bölgeleri olan hipofiz ve hipotalamusla ilgili sorunlarda meydana gelebilir. Temel olarak hipotiroiditik kişilerde deri kalın, kuru ve sarımsı, ses boğuk yahut kısık, zihinsel etkinlikler ve bellek zayıflamış olabilir. Bazal metabolizma hızı ise bu hastalarda düşüktür.
Tiroid hormonlarının fazla salgılanması sonucu oluşan hipertiroidizm ise başka hastalıklarla ilişkili olabilir (tiroid tümörleri, TSH/TRH salglayan tümörler gibi) yada tiroid bezinin kendisiyle ilgili bazı patolojik sebepler nedeni ile (Basedow-Graves hastaığı, soliter toksik adenom ya da tiroid bezi iltihapları gibi) gelişebilir. Genel açıdan bahsetmek gerekirse, hipertiroiditik hastalarda kilo kaybı, sıcağa dayanıksızlık, çarpıntı, yüksek tansiyon, sıcak ve yumuşak deri, terleme, kas güçsüzlüğü görülebilmektedir. İleriki aşamalarda göz kürelerinin dışarı doğru fırlaması da mümkündür.
Bütün bu hastalıkların tanılanması için hepsinden önce bir dahiliye uzmanına görünmekte yarar vardır. Dahiliye uzmanının gerek gördüğü halde endokrinoloji uzmanlarından destek alması muhtemeldir. Son günlerde yalnızca belli semptomlarla tiroid bezinin fonksiyonları değerlendirilmemekte, türlü antikor testleri de yapılarak geniş kapsamlı bir tanı koyma işlemi yürütülmektedir.