Etin bozulduğu nasıl anlaşılır?

Eğer etinizde belli bir renk değişimi var ise yani normal zamanda kırmızı olması gerekli olan et koyulaşıp morumsu yahut yeşilimsi bi...

 

Yemek kültürümüzde büyük yer tutan kırmızı et benzer zamanda kaliteli protein kaynağıdır. Beslenmemizde kesinlikle bulunması gerekli olan eti oldukça değişik şekillerde tüketmemiz mümkün. Sebze ve kurubaklagil yemekleri içerisinde, sulu güveç biçiminde, köfte, haşlama, ızgara, kızartma ve daha çok halde etler mutfağımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Peki, mutfak kültürümüzde bu kadar geniş yer tutan et, bozulmuş ise bunu nasıl anlarız? 

Eğer etinizde belli bir renk değişimi var ise yani normal zamanda kırmızı olması gerekli olan et koyulaşıp morumsu yahut yeşilimsi bir renk almışsa o eti tüketmemelisiniz. Ek olarak bozulmuş olan ette koku değişimi ortaya çıkar. Etin kendine özel kokusu dışında değişik, rahatsız eden, mide bulandıran bir koku hissederseniz eti tüketmemelisiniz. Bozulmuş olan etin bağ dokuları gevşer. O neden ile de dokusunda bir yumuşama olur. Bunu anlamak için etin üstüne parmağınızla bastırmalısınız. Eğer parmağınızı bastırdığınız bölüm bütünüyle içe çöküyor ve çukur oluşturuyor ise etin dokusu yumuşamış yani et bozulmaya başlamış demektir. Bu etin de tüketilmesi sakıncalıdır.

Etinizi saklamak istiyor iseniz, taze iken tek yemeklik olacak biçimde ayrı ayrı buzdolabı kaplarına koyup paketlemeli ve dondurucuya koymalısınız. Buzu çözülen etleri tekrar dondurmamalısınız. Eğer etinizi kavurarak saklamak ister iseniz yağı ile kavurup hava almayan kapta azami 10 gün buzdolabı içinde saklamalısınız. 

 

Kesimi yapılmış olan taze etin kendine münhasır bir dokusu, kokusu ve parlaklığı vardır, rengi canlı kırmızıdır. Lakin uzun zaman bekletilen ve münasip ortamda muhafaza edilmeyen ette çokca mikroorganizma hızlı halde ürer ve etin bozulmasına neden olur. Zararlı mikroorganizma yuvasına dönen bu etin tüketilmesi ciddi zehirlenmelere yol açar. Şu nedenle ilk başta kesilen etin muhafazasını iyi yapmalı ve bozulmuş olma ihtimali olan etleri tüketmekten kaçınmalıyız. 

 
 
 

Dilerseniz bir sonraki konumuz olan Avukatla nasıl konuşulur? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?