Ud nasıl bir enstrümandır?
Ud çalınması zor bir enstrümandır. Bunun sebebi de perdesiz oluşudur. Sesi verirken, bunu baş parmağın pozisyonlarına göre, nereye ba...
Arap sazı olarak da tanınan perdesiz, mızraplı ve telli bir müzik aleti olan ud, klasik Türk müziği ailesinin davudi sesi, yani bas frekanslarını veren bir enstrümandır. Ud hakkında bazı kaynaklarda adına rastlanıldığından Farabi tarafından icat edildiği öne sürülür. Lakin Farabi öncesinde de bazı kaynaklarda bu telli alet hakkında bilgiler olduğu görülmüştür.
Ud çalınması zor bir enstrümandır. Bunun sebebi de perdesiz oluşudur. Sesi verirken, bunu baş parmağın pozisyonlarına göre, nereye basılacağı belirlenerek çalınır. Udun erken yaşta öğrenilmeye başlanması daha kolay olabilecektir.
Ud, tarihteki kaynaklara göre 950’li senelerde icat edilmiştir. Arap kökenli bir isme sahiptir. “El oud” kelimesinden gelir. “El oud” sarısabır, öd ağacı adında bir ağaç ismidir. Zaman içinde Türk gırtlak yapısına göre önce oud, daha devamındaysa ud olarak Türk diline katılmıştır. 11. ve 13. yy'daki Haçlı Seferleri ile ud, Avrupa’yla tanışmıştır. Orada da “Luth”, “Luthe” gibi adlar ile adlandırılmıştır. Fransızca da “luthier”, “enstrüman yapımcısı” kelimesinin anlamı da buradan gelir.
İki tür ud vardır. Bunlardan ilki kadınların kullandığı zenne ududur. Bunun özelliği yapısal olarak yapraklarının (19 yapraklı) daha az olmasıdır. Diğer çeşidine göre az daha küçük yapısı vardır. Kadınların kol boyları erkeklere oranla daha kısa olduğundan dolayı, bu çalgı aleti de daha küçük yapılmıştır. Diğer türü olan erkek ud ise 21 yapraklı olup, haznesi zenne uduna göre azıcık daha büyüktür. Ud, çok malzemeden yapılabilmektedir. Ön göğsü muhakkak ladin olmalı, hazne kısmı ise, maun, ceviz, abanoz tarzı ağaçlardan yapılabilmektedir.
Udun klasik Türk müziği icrasında önemli görülen bir yeri vardır. Ek olarak Arap yarımadasında Arap müziğinde de kullanılan enstrümandır. Klasik Türk müziğinde kullanılan ve görmeden çalınan bir müzik aletidir. Ud, ezber üstüne çalınır. Hüzünlü makamlar, hüzzam ve uşşak gibi aşkların makamında çokça yeri vardır.