Hastalık hastası nedir?
Bu hastalığa çocukken ciddi bir hastalığa yakalanmış olmak, aile bireylerinden birinin ciddi bir hastalık yaşaması, bir yakınının ölü...
Hastalık hastalığının (tıptaki adı hipokondriyazis) en belli özelliği kişinin hiçbir hastalığı olmamasına karşın kendini bir hastalığı olduğuna inandırıp bu konuda aşırı endişe ve korku duymaktır. Yapılmış olan kontroller sonrası kişinin hiç bir rahatsızlığı bulunmadığı ortaya çıksa da bu hastalık hastası kimseler için yatıştırıcı olmayacaktır. Bu hastalık cinsiyet fark etmeksizin bir yaşta meydana gelebilir. Lakin genel olarak ergenlik devrinde ortaya çıktığı görülmüştür. Bu hastalığa sahip olan pek çok insan için hastalık bir yaşam biçimi biçimine gelmiştir.
Devamlı hastane ve doktora gitme ihtiyacı duyma
Küçük belirtiyle tehlikeli bi hastalığa sahip olduğu hissine kapılma
Hastalığa yakalanacağını düşündüğü ortamlardan uzak durma
Bir yerde duyduğu, gördüğü hastalığın kendinde olduğuna inanma
Bir hastalığa yakalanmaktan aşırı derecede korkma
Devamlı doktor değiştirme
Devamlı bir şekilde vücudumuzu dinleme
Bu hastalığa çocukken ciddi bir hastalığa yakalanmış olmak, aile bireylerinden birinin ciddi bir hastalık yaşaması, bir yakınının ölümü, etrafında birinde hastalık hastalığı olması ve bazı hastalıklara karşı aşırı duyarlı olmak gibi olaylar neden olabilir.
Böyle hallerde genelde psikoterapi ve ilaç tedavisi beraber uygulanmaktadır. Bu hastalığın temelinde kaygı bozukluğu yatar. O yüzden psikoterapi esnasında kaygı bozukluğuna neden olan sebeplerin tespit edilmesi ve bunların üstünde çalışılması gerekmektedir. Meditasyon, yoga, hipnoz gibi gevşeme eğitimleri bu hastalığın tedavisinde gayet etkilidir.
Hastalık Hastalığının Belirtileri:
Hastalık hastası bazı kişiler düşüncelerinin yersiz olduğunun farkında değildirler. Bazıları durumun farkında olmalarına karşın bu hal onları sakinleştirmek için yeterli değildir. Bu korkular kişinin yaşamını önemli derecede etkilemeye başladığı zaman kişiye hastalık hastası teşhisi konabilir. Bu hastalığa sahip kişiler günlük sorumluluklarını yerine getirmekte bile zorlanabilirler çünkü akıllarının bir köşesinde hep bir hastalığa sahip oldukları veyahut olacakları korkusu vardır. Günlük hayatımızda sürekli karşılaştığımız öksürük, yorgunluk, kas ağrıları gibi olaylar bu insanların hayatında büyük bir korkuya neden olabilir. O kadar ki kişi hafif çarpıntı yaşadığında kendini kalp krizi geçirdiğine inandırabilir. Bu kişiler devamlı vücutlarını dinlerler, o yüzden vücutlarında meydana gelen küçük değişimler nihayetinde bile hemen panik havasına geçebilirler.