Halk ozanı nedir?
Toplum ozanları Anadolu'da toplumun öncüsü olmuş, halkın problemlerini saz eşliğinde dile getiren kişilerdir. Bu sebeple toplum taraf...
Toplum ozanı, Orta Asya Türkleri'nden bu yana varlığını sürdüren, Aşık Edebiyatı geleneğinin vazgeçilmezidir. Aşık da diyebileceğimiz toplum ozanlarının doğaçlama saz çalıp türkü söyleme gibi yetenekleri vardır. ' Tanrı vergisi' olarak adlandırdıkları bu yetenekle gelenekleri koruyup gelecek kuşaklara aktarırlar.
Toplum ozanları Anadolu'da toplumun öncüsü olmuş, halkın problemlerini saz eşliğinde dile getiren kişilerdir. Bu sebeple toplum tarafından da sevilir ve sayılırlar. Yaşamını halkla iç içe idame ettirirken, her kültürden insanla birlikte olabilmek, ilhamlarını arttırmak amacı ile çokça yer değiştirir, Anadolu'nun her karışını gezmek isterler. Gezip gördükleri ve etkilendikleri yerleri, insanları, yapıları ve duyguları doğaçlama türküye dönüştürmek onların en belli özellikleridir.
Toplum ozanlarına Aşık ve Ozan da denilmektedir. Hem yazıp aynı zamanda çaldıp söyledikleri için bu unvanları almışlardır. Aşıklar daha fazla hayata dair konularda eserler verirler. Ölüm, özlem ve sevgi en fazla kullandıkları temalardır. Türküleri yazılı eserler olmamakla birlikte seneler geçse de ağızdan ağıza geçerek unutulmamış, akıllarda kalmıştır. En ünlü Toplum ozanımız Aşık Veysel'dir. Aşık Veysel, çocukluğunda çiçek hastalığından ötürü tek gözünde görme yetisini kaybetse de gönül gözü asla kapanmamıştır. İnsanları derinden etkileyen, ağlatan ve toplumsal mesaj veren türküler Aşık Veysel'in sesinden, nefesinden bugünlere dek taşınmıştır. Ali Ekber Çiçek, Aşık Mahzuni, Neşet Ertaş ve diğerleri toplum ozanlığını layığıyla yapan ve toplumun her kesimi tarafından büyük ilgi gören ozanlardır.
İslamdan önce aşk, özlem, kahramanlık gibi konularda doğaçlama eserler yaratan kişilere 'baksı, kam' adları verilirken İslamiyet ile beraber 'aşık', 'ozan' isimlerini almışlardır. Aşık bir taraftan eski destan kültürünü yaşatmakla beraber, kahramanlık, göç, doğal afet gibi toplumsal problemlerden biraz uzaklaşıp hayata dair duyguları eserlerinde konu alan kişiler durumuna gelmişlerdir.
Türkçe (Oz/Uz) kökünden türemiştir. Ozmak (önde gitmek, şarkı söylemek) eyleminden türeyen bir sözcüktür. Kendilerine saygı duyulduğu için bir toplulukta hep en önde otururlar. Uzmanlık bildiren Uz sözcüğüyle de yakından ilgilidir. Denilebilir ki ozanlar halkın duygularını yansıtmak, problemlerini dile getirmek gibi eylemleri gerçekleştirdikleri için esasen halkının gönlünde taht kurmuşlardır.