Bulimia nedir?
Bilimsel olarak çok fazla yiyeceği bilhassa iki saatten daha az olan bir zaman dilimi içerisinde hızla tüketme, kendi kendini kusturm...
Bulimia, bir yeme bozukluğudur. Yeme bozukluğunda, çok ölçüde yiyeceğin hızla tüketilmesinin sonrasında, kilo almayı engellemek için kusma, hiç yememe yahut aşırı egzersiz yapma gibi aşırı uçlarda tepkiler gelir.
Bilimsel olarak çok fazla yiyeceği bilhassa iki saatten daha az olan bir zaman dilimi içerisinde hızla tüketme, kendi kendini kusturma veyahut kilo almayı önlemeye çalışmak için tekrarlayan ve münasip olmayan davranışlar gösterme, bu yeme örüntüsünün gizlilik içerisinde meydana gelmesi bu bozukluğun belirtileri arasında gösterilmektedir.
Bozukluk aile içerisinde geçişlilik gösterdiği göstermektedir. Bundan dolayı kalıtımsal etkileri olduğu düşünülmektedir. Ek olarak yapılmış olan araştırma sonuçları bulimik kimselerin beyinlerinde salgılanan kimyasalların sağlıklı insanlardan daha değişik olduğunu da göstermiştir. Ek olarak medyada ideal beden standartlarının gittikçe incelmesi kişilerin kendilerini sağlıklı kiloda olmalarına karşın şişmiş hisssetmelerine neden olur.
Bulimia tanısının konabilmesi için tıkanırcasına yeme ve çıkartma işlemlerinin, üç ay süresince hastada asgari iki kere gözükmesi gerekir. Bu hastalar kilo almaktan korkarlar ve kendilik değerleri büyük oranda normal vücut ağırlıklarını korumalarına bağlıdır. Bu bozukluk genel olarak depresyon, kişilik bozuklukları ve kaygı bozuklukları gibi bozukluklarla beraber görülür. Çıkartma davranışlarından ötürü hastaların tükrük bezlerini şişirme, mide asidi yüzünden diş minelerini kaybolması, vücudumuzun elektrolit dengesinin bozulması gibi ciddi negatif fiziki problemlere da neden olabilir.
Tedavisi için genellikle bilişsel-davranışçı tedavi yöntemleri kullanılır. Bunun yanında grup terapilerinin de iyileşme için yararı olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Antidepresan ilaç kullanımının bu bozuklukta faydalı olduğu görülmüştür bunun sebebi beyinde salgılanan kimyasalları düzenleyebilmesidir. Ama yapılan testler bilişsel-davranışçı terapilerin antidepresanlardan daha etkili olduğunu göstermektedir.
Ergen kızların %4-8'inin, ergen erkeklerin ise %2'sinin bulimik olduğu düşünülmektedir. Bu bozukluk bilhassa 18 yaşındaki ergenlerin yeni yaşam durumlarıyla yüz yüze geldikleri zaman ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı bulimiya üniversite öğrencileri arasında daha yaygındır.