Su çiçeğinin belirtileri
Su çiçeği nadiren daha büyük hastalıklara yol açabilmektedir. Deri, deri altı dokusu, akciğerler, eklemler gibi kısımlarda yahut kand...
Su çiçeği bir virüsün yol açtığı vücutta kaşıntı, kırmızı döküntü, yorgunluk ve ateş ile kendini gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. Su çiçeği vakalarının yüzde 95'i 15 yaşının altındaki çocuklarda görülmektedir ve yüksek ateş, şiddetli kaşıntı, sıvı kaybı ve baş ağrısı semptomları ile kendini göstermektedir.
Su çiçeği nadiren daha büyük hastalıklara yol açabilmektedir. Deri, deri altı dokusu, akciğerler, eklemler gibi kısımlarda yahut kanda görülebilecek bakteriyel enfeksiyonlar su çiçeğine bağlı olarak gelişebilecek hastalıklardandır. Hastalık bazı çocuklarda ise beyine ve iç organlara kadar yayılabilmektedir. Enfenksiyon esnasında asprin kullanılması beyinde tahribata neden olabilir. Bu tahribat sonucu reye sendromu oluşur ve reye sendromu nihayetinde da karaciğerlerde yağ birikir, beyin iç basıncı yükselir ve ölüme neden olur. Bu nedenden ötürü hastalık süresince bilinçsiz ilaç kullanımı yapılmaması gerekir.
Su çiceği geçirenlerin büyük bir bölümüne anti viral uygulama gerekmez. Uygulanan tedavi genelde ateşi kontrol altında tutmak ve derideki döküntülerde ikincil bir bakteriyel enfeksiyon oluşmasının önüne geçmek içindir. Şiddetli kaşıntılarda ise kalaminli losyon yada antihistaminli ilaç kullanılır. Özel olarak beyin sorunlarına neden açtığı için asprin muhakkak kullanılmamalıdır. Su çiçeğinine yakalanmaması için çocuklara henüz bebek iken aşılar yapılmaktadır ve bu aşı 6'lı yaşlarda tekrarlanır ve su çiçeğine karşı bağışıklık oluşturulur. Bağışıklık sistemi yeteri miktarda güçlü olmayan kanser hastaları ve hamileleri riskli grupta yer aldıkları için hastalık esnasında aşı olup ilaç tedavisi görürler. Hamilelik esnasında su çiçeği olmamak için ise hamile olmadan aşı olunması ve asgari 1 ay kadar hamile kalınmaması önerilir.
Hastalığın kuluçka zamanı 2 hafta kadar sürer ve sonrasında hastalık belirtileri kendini göstermektedir. Grip gibi başlayıp yüksek ateş ve deride aşırı sivilceler ile meydana gelir. Hastalık süresi ilerledikçe sivilceler daha sonrasında kaşıntı yapan döküntülü yaralara dönüşür. Yaralar genel olarak kaşıntılıdır ve içleri sıvı doludur. 5-6 gün bir zaman içerisinde döküntüler kabuklanır ve kurur. Kuruyan yaralar bulaşıcılığını kaybeder. Bazı insanlarda gözlerde ve ağız içerisinde de döküntüler oluşabilmektedir. Döküntülü yaraların dağılıp enfekte olması deride kalıcı izlere neden olur