Deprem nasıl oluşur?
Levhaların birbirini sıkıştırdığı yerler deprem kuşaklarını da oluşturmaktadır, bunlar fay hatları ile de görülebilmektedir. Dünyada ...
Üstünde yaşadığımız yer kabuğunun kırılıp kayması, yer değiştirmesi ile ani olarak oluşan yahut volkanların patlaması yüzünden meydana gelen küçük büyük bütün sarsıntılara deprem denir. Deprem oluşurken çevresine dalgalar yayar, bu dalgalar "sismograf" adıyla anılan bir cihaz ile ölçülerek depremin büyüklüğü hesaplanır. Sarsıntılar nedeniyle yer kabuğu üstünde derin çatlaklar oluşur, binalar yıkılabilir yahut hasar görebilir. İnsanoğlu üstünde derin etkilemektedir bırakan bu afet üstüne çalışma yapan bilime ise "sismoloji" denmektedir
Levhaların birbirini sıkıştırdığı yerler deprem kuşaklarını da oluşturmaktadır, bunlar fay hatları ile de görülebilmektedir. Dünyada ki en büyük deprem kuşağı Pasifik'teki kuşaktır ve Japonya'yı da etkilemektedir, dünyadaki depremlerin yüzde sekseni orada olur. Diğeri ise Türkiye'nin de içerisinde bulunmuş olduğu Cebelitarık'tan Himalaya'lara kadar uzanan deprem kuşağıdır, depremlerin %17'si şurada olur.
Taşküre altında bulunan astenosfer adı verilen yapıda üst manto vardır. Bu yapıda oluşan radyoaktif faaliyetler ve konveksiyonel akımlar ile levha ismiyle anılan büyüklü küçüklü tabakalar oluşur. Levhalar devamlı hareket halindedir ve insanlar hissedemezler. Hareketlerin sebebi ise genel olarak konveksiyonel akımlar diye adlandırılan ısısal olaylardır. Levhalar bu hareketleri nihayetinde birbirlerini sıkıştırabilir, birbirlerinin üzerlerine çıkabilirler. Bu olaylar olunca depremler ortaya çıkar. Depremlerin çok büyük bir bölümü de levhaların birbirlerini sıkıştırmaya başladığı noktalarda oluşur. Birbirlerinin altına giren levhaların hareket edebilmesi için o sürtünmenin olmaması gerekmektedir. Sürtünme olduğunda ise deprem meydana gelir. Sürtünme sırasında meydana gelen enerji oluştuğu yerden başka bir yere doğru azalarak ulaşır. O yüzden depremin merkez üssü adı verilen oluştuğu yerdeki hasarlar daha büyüktür.
Deprem nihayetinde kilometrelerce uzunluğa ulaşabilen fay adı da verilen derin kırıklar oluşur. Bu faylar yer yüzeyinde görülmeyebilir, derinde oluşabilirler. Kırılan faylar zaman içinde üstü kapanmış ise tekrar faaliyete geçebilir. Türkiye'deki en büyük fay hattı Kuzey Anadolu Fay Hattı'dır.