Gülün yaprakları neden sararır?

‘Gül küllemesi’ diye adlandırılan hastalık da yaprakları sarartır. Bu halde fazla sulamadan kaçınılmalı, hastalık görülebilen bitki b...

 

Bahçelerin, balkonların peyzaj tasarımında sıklıkla karşılaşılan güller, mis kokuları ve biri birinden canlı renkleriyle ortamı hep güzelleştirir. Güllerin güzel görünmeleri için nasıl bakım yapılmış olması gerektiği iyi bilinmelidir.

‘Gül küllemesi’ diye adlandırılan hastalık da yaprakları sarartır. Bu halde fazla sulamadan kaçınılmalı, hastalık görülebilen bitki bölümleri budanmalıdır. Kimyevi mücadele yöntemi olarak da birer hafta aralıkla 5-6 ilaçlama yapılmalıdır.

Dikim öncesi gereken hazırlıklar yapılmalı ve münasip şartlar oluşturulmalıdır. Bakım ve budama işlemleri de doğru uygulandığı zaman güllerin sağlıklı görünmemesi için bir neden yoktur.

Gül yapraklarının sararmasına neden olan ve sıklıkla rastlanan hastalıklardan biri de ‘yaprak biti’dir. Gülün sürgün ve taze yapraklarının alt yüzünde yaprak biti görüldüğü zaman 20 gün içerisinde bir tekrarlanacak biçimde ilaçlama yapılmalıdır.

‘Kara leke’ hastalığı da gül yapraklarını sarartır. Bunun önüne geçmek için gülleri nemli bölümlere dikmekten kaçınmak gerekmektedir. Ek olarak gölgede de olmamalıdır. Hastalığın yayılmasını engellemek istiyor iseniz dökülen yaprakları düzenli bir biçimde toplamak gerekmektedir.

Gülün kuruma riskinin yanında ek olarak bir de yapraklarının sararması riski vardır. Bunun sebeplerinden biri, asalak mantarlara bağlı bir bitki hastalığı olan ‘pas’tır. Bitkinin gelişimini engelleyen bu hastalıkla savaşta kimyevi yöntemler pek sonuç vermemektedir. Genetik bilim geliştikçe bu hastalığa sağlam türler elde edilebilmektedir. Fakat yine de çiçek tomurcukları kırmızı uçlarını göstermeden 20-25 gün önce ilk, bu süreçten 10-15 gün sonra ikinci, hasattan sonra da üçüncü ilaçlamayı yaparak gülleri kurtarmak mümkün olabilir.

 
 
 
 

Devam etmek için bir sonraki makalemiz olan Domates nasıl budanır? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?