Söyleşi nasıl yapılır?
Söyleşi yazıları Türk edebiyatında çok eski bir yazı çeşidi değildir. Söyleşi yazı türünün ilk örnekleri Tevfik Fikret’te Servet-i Fü...
Söyleşi, yazarların güncel konulardan, edebiyat, siyaset gibi alanlardan aldığı bir konuyu, kendi görüş ve düşüncelerini ortaya koyarak sanki karşısında biri varmış gibi yani sohbet ediyormuş gibi yazdığı yazı çeşididir. Söyleşi yazıları öznel bir anlatıma sahip olması ve güncel konulara değinmesi yönüyle fıkra türüne benzese de söyleşi yazılarında konu kısıtlaması yokken fıkra yazılarında güncel konulardan bahsedilir. Söyleşi yazı türünde yazar bireysel görüşlerini içtenlikle ve öznellikle aktarmakla beraber düşüncelerini kanıtlamak zorunda değildir.
Söyleşi yazıları Türk edebiyatında çok eski bir yazı çeşidi değildir. Söyleşi yazı türünün ilk örnekleri Tevfik Fikret’te Servet-i Fünun dergisinde yazı dizisi olarak düzenlediği Musahabe-i Edebiyye sütunlarında görülür. Ahmet Rasim (Ramazan Sohbetleri), Ercüment Ekrem, Suut Kemal Yetkin, Peyami Safa, Nurullah Ataç, Şevket Rado, Sait Faik Abasıyanık da bu yazı türünün diğer değerli sanatçılarındandır.
Söyleşi yazılarında yazarlar konuşma havası yaratmak için çoğu zaman yazılarına bir soru ile başlar. Yazar yazılarında inandırıcılığını artırmak adına diğer yazarların düşüncelerine veya işledikleri konu ile ilgili özdeyişlere yer vermektedir. Söyleşi yazılarında ifadeler okuyucuyu sıkmamak için kısa tutulur. İşlenen konuların günlük hayattan olması veyahut güncel konulardan olması daha fazla ilgi çeker. Yazarlar söyleşide anlattıkları konu ile ilgili görüşlerini yazının sonuç kısmında özet olarak aktarır. Her yazı türünde olduğu gibi söyleşi türünde de yazar yazısını yazmaya başlamadan önce inceleme, gözlem veya araştırma gibi hazırlıklar yapar. Yazarlar gereksiz ifadelere yer vermeden, daha fazla konuşma diline yakın bir dil ve nesnel bir üslupla söyleşilerini yazarlar. Söyleşi yazıları bu nesnelliği ile makale yazılarına benzeyebilir. Ama söyleşi yazıları yine konuşma havasında yazıldığı için makale yazısında ayrılır. O durumda yazar söyleşi yazılarında güncel konuşma dilinden yararlandığı için ciddi bir tutum sergilemez. Yazarlar söyleşi yazılarında daldan dala atlarlar. O yüzden sürekli konuları toparlamak veyahut özetlemek halinde kalır. Söyleşi yazıları genelde gazete ve dergilerde yayınlanır. Daha sonrasında yazarlar tarafından derlenip kitaplaştırılabilirler. Söyleşi yazıları her ne kadar sohbet havasında yazılsa da yazarlar söyleşilerini her yazı türünde olduğu gibi giriş, gelişme ve sonuç sıralamasına göre planlar.