İstanbul'da hangi müzelere gidilir?

Tarihi Bizans kilisesi, diğer bir adı ile Hagia Sophia, Bizans Krali I.Justinian tarafından yaptırılmış ve en ince mimarisine kadar u...

 

İstanbul, rüyaların şehri, krallıkların, devletlerin merkezi olmuştur. Asırlar boyu üstünde yaşamış milletlerin kültürleri, halen etkisini göstermekte, şehirde atılan her adımda bambaşka tatlar alınabilmektedir. Zamanımızda ise, her modern gezginin, turistin tarihsel yapısı, sanatsal yönü ön planda olan tarihi metropol kentidir, özel olarak müzelerin bakış açılarından şehrin bütün geçmişi, bugünü öğrenilebilir.

AYASOFYA MÜZESİ

Tarihi Bizans kilisesi, diğer bir adı ile Hagia Sophia, Bizans Krali I.Justinian tarafından yaptırılmış ve en ince mimarisine kadar uzun süren çalışmaların ürünü olmuştur. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir ve son olarak cumhuriyetin ilanından sonra müzeye çevrilmiştir. Son günlerde İslam ve Hristiyan mimarisini harmanlanmış durumda bulunan en ehemmiyetli yapıların başında gelir ve her sene binlerce turist, bu mucize yapıyı görmek için Türkiye’yi ziyaret etmektedir. Mutlaka tecrübe edilmesi gerekli olan bir müzedir.

ATATÜRK MÜZESİ

Kurtuluş Savaşından önce, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı, 1918-1919 senesinde kullandığı evdir. 1908 senesinde inşa edilmiş, 1943 senesinde restore edilmiş ve 1981 senesinde müze olarak açılmıştır. En üst katı sadece ailesine ayrılmış, orta ve alt katlarını ise Atatürk ve onun yaverleri kullanmıştır. Atatürk’ün hayatından bilinmeyen çokca fotoğraf, elbise, sahip olduğu eşya ve resimler içeren müze muhakkak görmeye değerdir.

 

PERA MÜZESİ

Pera, 1893 senesinde ünlü mimar Achille Manousos tarafından kurulmuştur ve 2005 Temmuz ayından beri müze olarak topluma kazandırılmıştır. Son günlerde muazzam bir restorasyon yapılmış olan müzede, Anadolu medeniyetlerinin, medeniyetin ilk zamanlarındaki eserlerinden, Kütahya kalıntılarına, oryantal yağlı boyalara kadar çok geniş yelpazede ürün sergilenmektedir. Müzeyi asıl üne kavuşturan ise, Osman Hamdi’nin ‘’Kaplumbağa Terbiyecisi’’ adlı muazzam eserini içinde bulundurmasıdır.

Şehirde tarih sizi asla yalnız bırakmaz, her köşe başından döndüğünüzde, ara sokaklarda, nerede olursanız olun bir müzeye kabaca 10 dk yürüme mesafesindesinizdir. Peki tarihin arka kapısına açılan, modern zamanların elçisi bu müzelerden hangileri görülmelidirler?

SARAY MOZAİKLERİ MÜZESİ

İstanbul’un tarihi bölgelerinden Sultanahmet’te yer bulur, hemen Sultanahmet Cami yakınlarında bulunmaktadır ve hassaten Bizans dönemine ait etkileyici mozaiklere ev sahipliği yapar. Hassaten tabandaki mozaikler açıkça mimarinin en ince ayrıntıları kullanılarak, daha da önemli olanı bugünümüze kadar tahrip olmadan gelebilmiştir.

TOPKAPI SARAYI MÜZESİ

Topkapı Sarayı, Osmanlı Devletinin sultanlarının, asırlar boyu evi olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra saray da müzeye dönüştürülmüş ve halka toptan açılmıştır. Osmanlının günlük yaşantısına dair çok eser, kalıntı, giyim kuşam şurada bulunur.

 

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Mimar Vallaury tarafından, ünlü Türk ressam Osman Hamdi’yi ilham alarak inşa edilmiştir. Yunan, Roma, Anadolu kalıntıları, bütün ihtişamı ile ziyaretçilerini beklemektedir ve özel olarak Büyük İskender’e ait eserler ziyaretçilerde ilgi uyandırmaktadır. Birkaç saat içinde kolay bir biçimde gezilebilir.

İBRAHİM PAŞA SARAYI ( TÜRK İSLAM MÜZESİ )

İstanbul’un en ehemmiyetli müzesi demek, Türk İslam Müzesi için hayli doğrudur. 16. Yüzyılda yapılmış olan ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından, İbrahim Paşa’ya bağışlanan muazzam mimari yapı, Osmanlı saray hiyerarşisinin önemli görülen bir noktasıydı. İbrahim Paşa öldükten sonra saray, önce askeri baraka, sonrasında da müze olarak tarihte yerini almıştır. İçinde özellike ünlü olan, el yazması dini kitaplar, yine el işi halı ve kilimler eşi benzerine az rastlanılır güzelliktedir.

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ

Şehrin en yeni müzelerinden birisidir. 23 Nisan 2005 senesinde hizmete açılmıştır. Sunay Akın’ın takriben 10 sene süresince ülke ülke, şehir şehir gezerek topladığı oyuncaklarını sergilediği müzedir. Görülebilecek en şirin ve ilginç müzelerin başında gelir, 7’den 70’e herkes tarafından görülmesi tavsiye edilir. 

 
 
 

Devam etmek için bir sonraki makalemiz olan Yedigöller nasıl gezilir? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?