Ötanazi nedir?

İslamiyet, Musevilik ve Hristiyanlık gibi dinlerdeki inanca göre, insanlar Allah veyahut Tanrı tarafından yaratıldığı için ölümün de ...

 

Yunanca kökenli bir kelime olan ötanazının anlamı iyi ölüm demektir. Gerçek anlamı ise, bir kişinin yahut hayvanın yaşamının dayanılamayacak kadar kötü olması nedeni ile türlü ilaçlar verilerek yahut hayatının sona ermesi için yapılması gerekli olan müdahelelerin asgari düzeyde yapılarak ölmesini sağlamaktır. Aktif ve pasif ötanazi olmak üzere iki türü vardır. Aktif ötanazi, kişinin ölmesi için en direkt müdahele uygulanan yani türlü öldürücü madde veyahut ilaçlar verilerek ölümünün gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu tür ötanazi nerdeyse bütün ülkelerde yasaktır. Yalnızca Amerikanın birkaç eyaleti ve Hollanda'da bu ötanazi çeşidi serbesttir. Pasif ötanazi ise, kişinin ölmesi için direkt müdahele uygulanmayan ötanazi çeşididir. Pasif ötanazide kişinin bağlı olduğu yaşam üniteleri kapatılarak yahut verilen ilaçların dozu azaltılarak yalnızca ağrısını azaltmak için belli ilaçlar verilerek ölüme sürüklenmesidir. Pasif ötanazi, Türkiye de dahil olmak üzere çok ülkede yasaldır.

Dinlere göre ötanazi

İslamiyet, Musevilik ve Hristiyanlık gibi dinlerdeki inanca göre, insanlar Allah veyahut Tanrı tarafından yaratıldığı için ölümün de onun elinden geleceğine inanılır. O yüzden ötanazinin bu dinlerde hiçbir affedilir tarafı yoktur. Yine budizm dininde de ötanazi toptan yasaklanmıştır. 

Ötanazi tarihi

Eski çağlardan beri uygulanagelen bu yol esasen en başta ölümcül hastalıklara yakalanılan hastalara bir müdahele yapılmayarak uygulanmıştır. Bu yöntemi Antik Yunan'da ve Antik Roma'da gözlemleyebiliriz. Ölümcül hastalığa yakalanılan hastalara müdahele edilmemesinin diğer nedeniyse doktorların kariyerini kötüye çıkarmasıdır. Aktif ötanazi hipokrat yemininde de yer almıştır. Doktorların hasta kendi isteğiyle söylese dahi hastaya ölümcül bir ilaç verme veya uygulama şansı yoktur. Hristiyanlığın zaman geçtikçe yayılmasıyla beraber ötanazi uygulaması daha az uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca Hristiyanlığa göre ötanazi büyük bir suç olarak addedilmiştir.Yıllar boyunca ötanazi savunan filozoflar olduğu gibi karşı olan filozoflar da olmuştur. Destekleyen filozoflar çoğunlukla kişinin yaşamı kötü gidiyorsa bunu sonlandırmak istemesi durumunda bunun en doğal hakkı olacağını savunmuşlardır. Immanuel Kant gibi bazı ahlak felsefecileri ise bu hale bütünüyle karşı çıkar ve ötanazinin hiçbir halde kabul edilemeyeceğini savunmaktadırlar. Lakin Darwinizm akımıyla beraber 19. yüzyılda ötanazi savunucularının sayısında büyük bir artış olmuştur. Son yıllarda ise pasif ötanazi çok ülkede yasal olmasına karşın aktif ötanazi yalnızca birkaç ülkede yasaldır.

 
 
 
 

Dilerseniz bir sonraki makalemiz olan Hepatit c belirtileri adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?