Erbane nasıl çalınır?
Erbane çalmak isteyenlerin ilk başta iyi ses veren bir çalgıya ihtiyaçları vardır. İyi bir erbane enstrumanisti olabilmek için gün iç...
Erbane, tarihi M.Ö 1000’li senelerde Mezopotamya dönemine dayanan vurmalı bir toplum çalgısıdır. Bu çalgıya İbraniler de “def” Sümerliler de “dup” Diyarbakır ve Anadolu’nun bazı bölümlerinde ise erbane, arbani, arbane değişik adlar ile adlandırılmaktadır. İslamiyetten önce, özel olarak kürt kültüründe kullanılmaya başlanan bu çalgının enstrümantal özelliğinin dışında, bir haykırış, sessiz bir çığlık, bir serzeniş özelliğinin olduğuna da inanılmaktadır. Bunun en ehemmiyetli nedenlerinden biri de, tarihi çok eski çağlara dayanan bu çalgıyı Zerdüştlük zamanlarında daha fazla kadınların kullanıyor olmasıdır. Erbane çalan kadın, ara sıra yaşadığı acıları bir ağıt olarak ritimlerle dışa vurmaktadır.
Erbane çalmak isteyenlerin ilk başta iyi ses veren bir çalgıya ihtiyaçları vardır. İyi bir erbane enstrumanisti olabilmek için gün içerisinde minimum 8 saat çalışmak gerekir. Kondisyon çalışması için asgari 1 sene kadar sıkı bir çalışma gerekir. Lakin bu süreçten sonra daha iyi bir enstürmanist olabilmek değişik ritimler üretebilmek mümkündür. Erbane’nin derisi hayvan derisinden yapılmaktadır, kasnağı da genellikle ıhlamur ağacından elde edilmektedir. Plastik olan Erbani de vardır. Deriden yapılmış olanı çalmaya başlamadan önce biraz ıslatılıp gerginleştirilmelidir. Deriden yapılmış Erbani azıcık daha bakım ve zahmet gerektirir, ama vermiş olduğu ses daha güzeldir. Erbane’nin iç tarafında metal halkalar bulunur. Çalmaya başlandığında ritim tutuldukça metal zincirler ve halkalar da ayrı ritimler oluşturulmalıdır. Bundan dolayı, diğer vurmalı çalgılara göre daha çok çalışma gerektiren bir enstrümandır.
Erbane, Süryani, Arap, Kürt, Ermeni kültüründe, hem dinsel törenlerde, zikirlerde aynı zamanda düğünlerde sıkça kullanılan çalgıdır. Kürt kültüründe bir sesle çalınma geleneği bulunur. İran kültürünün de vazgeçilmeyen enstrümanlarından biridir. Dönem içerisinde bazı kültürlerde unutulmaya yüz tutmuş olan bu çalgı, son günlerde tekrar değer kazanmıştır. Etnik müzik çalışmalarında çokça kullanılmaya başlanmıştır.
Ritimsel özelliklere sahip çalgının, çalan kişiyle arasında ruhsal bir bütünlük kurulduğuna inanılmıştır. Çalgının çok önemli özelliği vuruşların içten dışa doğru değil, dıştan içe doğru olmasıdır. O neden ile de enstrüman ve çalgıcı arasında ritmik bir birliktelik sağlanmaktadır. Çalgı tek elle alt bölümünden tutulur, diğer elle çalınırken, çalgıyı tuttuğumuz elimizle de ritim verilir.