Deprem denizde nasıl oluşur?

Depremler çoğu zaman tektonik plakalarının uzun seneler boyunca birbirini sıkıştırması nihayetinde oluşan basınçla birden hareket etm...

 

Dünyamız demir içerikli katı bir çekirdek, bu çekirdeğin üzerinde devamlı hareket durumunda magma tabakası ve en üzerinde çok ince kurumuş magmalardan oluşmuş bir kabuktan oluşur. Bu kabuğun kalınlığı 30-65 kilometre arası değişse de bu kalınlık dünyanın yarıçapının yüzde 1'i bile değildir. Altındaki hareketli ve akışkan magma tabakası üstünde yüzen bu kabuk birbirlerine doğru hareket ederek birbirlerini sıkıştıran, kıran, üzerine çıkan birçok kabuk parçasından oluşur. Bu parçalara tektonik plakalar denilir. Depremler ve volkanik olaylar bu tektonik plakaların birbiri ile olan sınırlarında ortaya çıkar. Sıradağlar ve denizaltı trençleri bu sınırlarda oluşur. Örnek verirsek Hawai ve İzlanda okyanus altındaki volkanik olaylarla devamlı yükselerek milyonlarca senede oluşmuş adalardır. Kendinden öncekiler gibi milyonlarca sene sonra su altında kalarak yok olacaklardır.

Depremler çoğu zaman tektonik plakalarının uzun seneler boyunca birbirini sıkıştırması nihayetinde oluşan basınçla birden hareket etmesi sonucu oluşur. Tektonik plakaların birbirlerini rahatsız edici hareketlerinin olduğu yerlere fay hattı denir. Bu fay hatları çoğu zaman denizin altında geçmektedir. Oluşum açısından çokta bir farkı olmasa da deniz altından geçen fay hatlarında oluşacak bir depremin veya volkanik patlamanın sonuçları karadaki tektonik olaylarla karşılaştırıldığında farklılaşabilir. Tektonik olaylar çoğunlukla yüksek ölçüde birikmiş enerjinin birden salınması olduğundan dolayı nasıl ki suya bir taş attığımızda çembersel dalgalar oluyorsa salınan enerjinin miktarı arttığında bu çembersel dalgalar muazzam boyutlarda meydana gelebilir. Japonca bir kelime olan tsunami ile adlandırılan bu dalgalar genlikleri çok büyük dalgalardır. Dolayısı ile sığ sulara geldiklerinde ön bölgelerinin sürati git gide azalarak arka bölümleri dalgaların ön bölümüne yetişir ve üst üste binmeye başlar. Bunun nihayetinde 20-30 metrelere kadar oluşan yükseklikleri ile etki ettikleri bütün kıyı şeritleri için çok yıkıcı etkilemektedir oluşturabilirler. Deniz altındaki depremlerin tek nedeni tektonik hareketler değildir. Çok büyük çaplı bir toprak kayması nihayetinde çok büyük bir kara kütlesinin birden yerinden oynaması da depreme ve dolayısı ile tsunamiye yol açabilir.  Bu günlerde depremi engelleyebilecek yahut önceleri haber verebilecek çokta bir şey yapamasakta, tektonik plakaların hareketlerini algılayan alıcılardan alınan bilgilerle hesaplama yapan bazı bilgisayar modellemeleri hassaten 1999 depremini 1 sene kadar önceleri kesin olmayarak öngörebilmiştir. Deprem ve volkanik aktivitelerle oluşabilecek olan tsunamilere karşı ise birçok ülke ortak bir çabayla okyanusların belli bölgelerini tsunami şamandıraları ile donatmışlardır. Bu çabanın nihayetinde bugün çok ülke kıyılarına vuracak olan bir tsunaminin haberini saatler öncesinden alıp can ve mal kaybını azaltıcı önlemler alabilmektedir.

 
 
 
 

Bilginizi arttırmak için bir sonraki makalemiz olan Kedi nasıl eğitilir? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

#1 deprem uzmanı,

Deprem, Dünya'nın kabuğunda meydana gelen bir enerji salınımı sonucu oluşur. Depremler, genellikle iki tür levha (yerkabuğu plakaları) arasındaki fay hattında meydana gelir.

Yerkabuğu plakaları, yeryüzündeki toplam kütlenin yaklaşık %1'ini oluşturan Dünya'nın dış katmanıdır. Bu plakalar sürekli hareket halindedir ve birbirleriyle sürtünürler. Sürtünme nedeniyle plakalar arasında gerilim birikir. Bu gerilim birikimi belirli bir seviyeye ulaştığında, fay hattındaki kilitlenme noktası aşılır ve plakalar hızla kayarak serbest bırakılan enerji bir deprem meydana getirir.

Depremin şiddeti, serbest bırakılan enerjinin miktarına bağlıdır. Depremin büyüklüğü, Richter ölçeği gibi bir ölçekte ifade edilir. Richter ölçeği, bir depremin sismograf tarafından ölçülen maksimum sarsıntı genliğinin logaritmasına dayanır. Bu nedenle, her bir birim, önceki birime göre 10 kat daha büyük bir enerji serbest bırakımına işaret eder.

Sonuç olarak, deprem, yerkabuğunda meydana gelen gerilim birikimi sonucu oluşan bir doğal afettir ve insanlar tarafından kontrol edilemez. Ancak, deprem öncesi tedbirler alınarak risk azaltılabilir ve can kaybı ile hasar en aza indirilebilir.


Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?