Çiy nasıl oluşur?
Temel olarak çiy, havanın temas ettiği yüzeyin havaya göre daha soğuk olduğunda, havadaki su buharının ısı kaybederek sıvı damlacıkla...
İlkbahar ve yaz gecelerinde, yaprakların ve çimlerin üstünde karşılaştığımız su damlacıkları bizde kısa bir zaman önce yağmur yağmış hissi yaratabilir. Lakin bu damlacıkların nedeni genel olarak yağmur değil, havadaki su buharının bazı koşullar içerisinde yoğuşmasıdır. Çiy adıyla anılan bu damlaların nasıl oluştuğunu biliyor musunuz?
Temel olarak çiy, havanın temas ettiği yüzeyin havaya göre daha soğuk olduğunda, havadaki su buharının ısı kaybederek sıvı damlacıkları durumuna dönüşmesi ile oluşur. Ama bu hal yalnız olarak yeterli olmadığı için, çiy hep görülmez.
Çiy oluşumu için gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkının çok olması gerekmektedir. Gündüz ısınarak nem depolayan hava, gece soğuyarak neme doyacak ve fazla nemi çiy olarak damlacıklar durumunda ağaç, beton, asfalt, çatı, taş ve çim gibi soğuk yüzeylere bırakacaktır. Hassaten ağaçlandırmanın yoğun olduğu bölümlerde ve ormanlık alanlarda gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı daha çok olduğundan dolayı, bu kısımlarda çiy oluşumu daha sık görülmektedir.
Hava; oksijen, karbondioksit, azot ve daha çokca gazdan oluşmuş bir karışımdır. Havanın içinde yer bulan maddelerden bir tanesi de su buharıdır. Yeryüzündeki suların türlü biçimlerde buharlaşmasıyla havaya karışan su buharı “nem” veyahut “rutubet” olarak da bilinir. Havanın tutabileceği nem miktarı ise havanın sıcaklığına göre değişir.
Çiy olayının görülebilmesi için ilk başta havadaki nem oranının fazla olması gerekmektedir. Bahar ve haziran ve ağustos ayları arasında gündüz güneş ışınlarının etkisiyle ısınan havanın taşıyabileceği nem kapasitesi artar. Bu biçimde havanın taşıdığı nem miktarı da artar. Lakin güneşin etkisini kaybetmesiyle soğumaya başlayan havanın taşıyabileceği nem kapasitesi azalır. Özel olarak ta yüzeylerin havaya göre daha soğuk olması, bu yüzeylere yakın olan hava tabakasının soğumasını hızlandırır. Havanın soğumaya devam etmesiyle, bir zaman sonra havanın nem kapasitesi taşıdığı nem miktarına eşit olur. Bu halde hava nem açısından “doyma noktasına” ulaşmıştır. Havanın daha çok soğumasıyla beraber havadaki nem miktarı, kapasitenin üzerinde kaldığı için, fazlalık olan nem yoğuşarak cisimlerin yüzeylerinde damlacıklar durumunda birikir. İşte bu damlacıkalra “çiy” denir. Havadaki nemin yüzeyde yoğuşarak çiğ oluşumun başladığı sıcaklığa ise “çiy noktası” denir.
Çiy damlaları özel olarak yağış olmayan hallerde bitkilerin nemlenmesini ve kısmi olarak su ihtiyacını gidermesini sağlamaktadır. Ek olarak toprakta yaşayan karınca gibi bazı canlılar da gerektiğinde çiğ damlaları ile su ihtiyaçlarını karşılayabilirler.