Boşanmanın çocuklara etkileri

En yoğun etkilenen grup ise ergenlerdir. Boşanmanın ergenin kendini ve hayatı algılama devrinde gerçekleşmesi sarsıcı olabilir. Çocuk...

 

Toplumsal temel kurum olan aile, evlilik müessesesi ile gerçekleştirilmektedir. Bu birliğin türlü sebeplerle bozulması ise boşanma olarak bilinir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2014 senesinde yaptığı testlere göre evlilik süresi 1-5 sene arasında olan çiftlerin boşanma oranları 2012 senesinde %36 iken, 6-10 sene arası evli çiftlerde bu oran %21 sınırındadır. Boşanma yalnızca hukuki bir süreç olmayıp psikolojik, sosyolojik özellikleri nedeni ile aile bireylerini belki  de azami çocukları etkilemektedir.

En yoğun etkilenen grup ise ergenlerdir. Boşanmanın ergenin kendini ve hayatı algılama devrinde gerçekleşmesi sarsıcı olabilir. Çocukların yaşları kaç olursa olsun, koşulsuz güvene, gelecekteki yaşam koşullarına dair güvenceye, sağlıklı diyaloğa ihtiyaçları olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. 

Boşanan ailelerin çocuklarının kaygı durumları, çocuğun cinsiyetine ve yaşına göre değişir. Okul öncesi çağındaki çocuk (3-5 yaş arası) bu halde yeteri kadar ilgi görmezse hırçın, sinirli, saldırgan ve şaşkın olabilir. Annelerinden ayrılmak çocuk için ciddi bir tramva olabilecektir. Kimi çocuklar ise kendilerini boşanmadan sorumlu hissedebilir, olayları kavrayacak olgunlukta olmayan çocuklara doğru bir biçimde açıklama yapılmalı ve boşanma sürecinin onun yaşamını asgari şekilde etkilemesi için annenin ve babanın ortak bir çaba durumunda olduğu vurgulanmalıdır.

 

Daha ayrıntılı bilgiler için tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16051 sayfasından bilgi edinebilirsiniz.

Kaygıyı asgari düzeyde yaşaması için çocuğun iyi yönetilmiş bir boşanma sürecinden geçmesi gereklidir. Sakin, anlayışlı, durumu açıklayıcı ama gereksiz detayların çocuğa iletilmediği, çocuğun güven duygusunu sağlamlaştıran mesajlar verilmelidir.

Okul çağı çocukları ise az daha değişik davranabilir. 7-8 yaş çocuğu, boşanma nedeni ile devamlı üzgündür. Küçük çocuklarda bu ifade türlü sembollerle ilerlerken okul çağı çocuğunun farkındalığı azıcık daha fazladır. Gelecekten korkarlar. Artık benzer evde yaşamadıkları ebeveynlerinin özlemini çekerler.

Çocukların içerisinde bulundukları gelişim aşaması ve yaşları bu olayı algılamalarını, verecekleri tepkiyi etkileyen unsurların başındadır. Ebeveynlerin çocuklara karşı olan tavrı, söylemleri ve bedensel dilleri ortak bir kaygı mesajı içermektedir:

9-10 yaş çocuğu olayı algılayabilecek haldedir. Karmaşık bir duruma bürünen dünyasına düzen vermeye çalışır ve bunu genelde içine kapanarak dener. Ayrılıktan bahsetmek veya düşünmekten kaçar. Okul başarısında düşüş ortaya çıkabilir, sosyal ilişkileri bozulabilir. Kavgacı veya yıkıcı tutumlar sergileyebilir.

“Bu belirsiz bir süreç. Sen de endişelenmelisin. “

 
 
 

İsterseniz bir sonraki makalemiz olan Erkeklerde ergenlik dönemi adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?