Mal beyanı nasıl yapılır?
Mal beyanında ne zaman bulunulacağı ise değişik takip yollarına göre değerlendirilmesi gerekli olan bir husus olup, kişinin hangi tak...
Klasik icra davasında borçlu, gerek kendi, gerek üçüncü kimselerin elinde bulunan mal, alacak ve haklarından, borcuna yetecek miktarın tür ve niteliklerini, her çeşit gelirlerini, yaşayış biçimine göre geçim kaynaklarını ve buna göre borcunu nasıl ödeyebileceği hususlarını kapsayacak halde bir mal beyanında bulunmak zorundadır. Borçlunun para ve malı bulunmasa da, bu hususun belirtilerek beyanda bulunulması gerekmektedir.
Mal beyanında ne zaman bulunulacağı ise değişik takip yollarına göre değerlendirilmesi gerekli olan bir husus olup, kişinin hangi takip sürecinde ise ona göre tespit etmesi gerekli olan bir noktadır.
Süresinde mal beyanında bulunmamanın cezası, İcra ve İflas Kanunu'nun 76. maddesinde öngörülmüştür. Buna göre borçlu, mal beyanında bulunmazsa alacaklının talebi üstüne icra mahkemesi hakimi tarafından hapis cezası ile mal beyanında bulunmaya zorlanabilir. Ancak, mal beyanında bulunulmasa da alacaklı haciz isteyebilir.
Yukarıda anlatılan hususları taşıyan yazılı yahut sözlü bir beyan ilgili icra dairesine yapılacaktır. Örnek vermek gerekirse borçlu Ahmet'in bir evi, bir arabası, evinde oturan kiracısından gelen bir kira geliri, (A) şirketinden 3.000 TL var ise bunların borcu karşılayacak kadarını bildirmelidir. Malların haczedilebilirliği beyan yükümlüsünün değil, icra dairesinin görevidir.
Önemli sayılabilecek bir diğer nokta ise, gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın üç aydan bir seneye kadar hapis cezası olmasıdır. Bu nedenle mal beyanında bulunurken gerçeğe aykırı beyanda bulunmamaya dikkatli olunması gerekir.
Eğer borçlu, gerçeğe uygun şekilde mal beyanında bulunduktan sonra mal varlığında yahut gelirlerinde bir artış meydana gelirse bunu da icra dairesine bildirmek zorundadır.