İzale-i şuyu davası nedir?
Türk Medeni Kanunu'nun 698. maddesine göre, paydaşlardan her biri bu davayı açmaya yetkilidir. İzael-i şuyu davasını yalnızca ilgili ...
İzale-i Şuyu davası, taşınmaza ortak olan hissedarların paylarının bölüştürülmesi veyahut mahkemece taşınmazın satılarak bütün ortaklara hisseleri oranında bölüştürülmesi için açılan davadır. İzale-i şuyu, kelime anlamı olarak ortaklığın giderilmesi anlamına gelir.
Türk Medeni Kanunu'nun 698. maddesine göre, paydaşlardan her biri bu davayı açmaya yetkilidir. İzael-i şuyu davasını yalnızca ilgili taşınmazın paydaşları açabilirler. Paydaşlardan yalnızca biri dava açabileceği gibi, birden fazla paydaşın beraber dava açması da mümkündür. İzale-i şuyu davasında davacı, malın paylaştırılmasını isteyen paydaş veyahut paydaşlar; davalı ise diğer paydaş yahut paydaşlardır.
İzale-i şuyu davasında mahkeme hepsinden önce ortaklığın giderilmesinin istendiği taşınmaza bakar, taşınmazın bölünebilir olup olmadığının incelenmesi için gerektiğinde teknik bilirkişileri görevlendirir. Taşınmazın imar durumu, ortakların sayısı ve paylarının oranı gibi konuları da dikkate alarak, eğer adil bir biçimde bölüştürülebiliyorsa, her insanın payını belirleyerek bölüştürür. Ama taşınmazın bölüştürülmesi mümkün gözükmüyorsa ya da adaletli bir bölüştürülme yapılamıyorsa, taşınmazı açık artırma yoluyla satarak, elde edilen geliri ortaklara paylaştırır.
İzale-i şuyu davasında görevli mahkemenin tespit edilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na bakmak gereklidir. HMK. md.4-b'ye göre "Sulh hukuk mahkemeleri, taşınır ve taşınmaz mal veyahut hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları" görürler. Yani izale-i şuyu davasında görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemeleridir.
Türk Medeni Kanunu'nun 628. maddesinde, taşınmazın aynen paylaştırılmasının mümkün olmaması durumunda, mahkemece satışının yapılarak ortaklara payları oranında bölüştürüleceği belirtilmiştir. İzale-i şuyu davasının açılmasındaki asıl neden, ortaklar arasında çıkan anlaşmazlıkların çözülmesi için ortaklığın sona erdirilmesidir. Eğer üstünde anlaşmazlığa neden olan taşınmaz aynen bölünebilir nitelikte ise ortaklar arasında paylaştırılır, aksi durumda mahkemece açık artırma yoluyla satılarak ortaklara payları oranında bölüştürülür.
Yetkili mahkemenin tespiti için yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na bakmak gerekecektir. Bu kanunun 12. maddesine göre, " Taşınmaz üstündeki ayni hakka ilişkin yahut ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunmuş olduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." Yani taşınmazın bulunmuş olduğu il veyahut ilçe sınırlarında bulunan sulh hukuk mahkemesi, izale-i şuyu davasında yetkili olan mahkemedir.