Nasıl marka olunur?

Markalar elle tutulamazlar lakin zihnimizde bir yere sahiptirler. Markayı kullanmaya, markanın reklamlarını görmeye veya markayla ilg...

 

İlk başta marka kavramını kısaca açıklayarak yazımıza başlayabiliriz. Marka, bir kuruluşun ya da malın diğerlerinden ayırt edilebilmesini sağlayan sözcükler, sayılar gibi biçimlerde ifade edilebilen simgesel işaretler bütünüdür. Dolaylı olarak, her markanın değişik biçimi vardır. Bu yönüyle markaların kişiselleştiğini söyleyebiliriz. 

Markalar elle tutulamazlar lakin zihnimizde bir yere sahiptirler. Markayı kullanmaya, markanın reklamlarını görmeye veya markayla ilgili konuşulanları duymaya başlamamızla zihnimizde bir yer edinmeye ve biyografisi oluşmaya başlar. Markalar, iletişimin bütün kaynaklarını kullanarak şahısların zihinlerinde yer edinme yarışına girmişlerdir. Bu sebeple, bu günlerde bir marka oluşturmak için şahısların ihtiyaçlarına ve yapılarına hitap etmeli benzer zamanda da çok kreatif değişik olmalıdırlar. Her markanın yönetilme stratejisi farklıdır. Dışarıdan sergiledikleri imaja göre belli kitlelere hitap ederler. Ona göre, bu yönde belli bir duruş ve tavır takınır.

Markanın belli bir kültüre hitap etmesi gerekmektedir. Her markanın hedef kitlesi farklıdır. Benzer zamanda sosyolojik açıdan incelenip o yönde bir kültürel yaklaşım geliştirilmesi gerekir. Çünkü her tüketicinin değeri, algısı, duyarlılıkları farklıdır.

Markaların yalnızca bireye değil benzer zamanda kalabalık gruplara seslenmesi gerekir. Markayı satın alan kimselerin ortak yerde toplanması amaçlanır. Bu yönüyle markalar, şahısların bir yere ait olma ihtiyacını karşılar. O markanın grubuna ait olduğunu hisseden insan o markayı alır.

 

Geleceği görmeli ve sahiplenmelidir. Her gün hayatımıza yeni ürünler girer ve dolaylı olarak unutulmamak için eskiden beri tükettiğimiz markalar kendilerini yenilemek zorundadırlar.

Gündelik hayatımızdaki alışkanlıkları üstlenmelidir. Bu, markanın tüketicilerin hayatında bir yer edinmesini ve alışkanlık edinmesini sağlamaktadır. Misal verecek olursak, bir tereyağ markasının reklamı, okula gidecek çocuğun annesini yağı, ekmeğe sürerken göstermektedir. Tüketicinin günlük hayatında yer edinmeye çalışmasının en güzel örneklerindendir.

Markanın bir kişiliği olmalıdır. Küçüklükten beri varolan ve bilinçaltımıza işlenmiş bazı arketipler vardır: "savaşçı, gezgin, anaç, bilge" gibi. Eğer marka bir kişilik tipine sahip olursa, marka ve tüketici ortak bilinçaltıyla buluşur.

Bir markanın sahiplenilmesi için kendine ait bir görseli veyahut logusu olması gerekmektedir. Bu, tüketicinin markayı daha kolay ayırt etmesini kolaylaştırır.

Bir markanın 7 boyutu olduğundan söz edilir. Bunlar benzer zamanda markayı yaratan kurallardır. Şimdi bunlara kısaca göz atacağız.

 
 
 

Okumaya devam etmek için bir sonraki konumuz olan Gazetecilikte çalışma alanları adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?