Marmaris'te nerelere gidilir?

Kalacağınız süre boyunca sıkılmadan zaman geçirebileceğiniz Marmaris'te gezmeniz gerekli olan yerler bir hayli fazla. Bu nedenden dol...

 

Muğla'nın biri birinden güzel ilçelerinden biri olan Marmaris, iklimi ve doğal güzelliklerinin peşi sıra gezip görülecek yerlerinin sayıca fazlalığı hasebiyle de gözde tatil yerlerinden biri. 

Kalacağınız süre boyunca sıkılmadan zaman geçirebileceğiniz Marmaris'te gezmeniz gerekli olan yerler bir hayli fazla. Bu nedenden dolayı uzun süreye ihtiyacınız olabilir. Eğer kısa bir tatil planlıyorsanız da az zamana çok şey sığdırmak halinde kalabilirsiniz. 

Deniz tutkunlarına hitap edecek bir başka yer de Kleopatra Plajı'dır. Doğasına ve denizine hayran kalacağınız plajda yüzmeye doyamayacağınızdan emin olabilirsiniz. Diğer bir 'cennet köşe' ise Turunç'tur. Hem karadan aynı zamanda denizden ulaşım sağlanan Turunç, yerli ve yabancı turistlerin senelerdir gözdesi konumunda. Üstelik Marmaris'e sadece 21 kilometre mesafede olması da ayrı bir avantaj. Turunç'un da -tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi- havasına, doğasına ve denizine vurulacağınız kesin. 

Bozburun yarımadasının en ucundaki Söğüt köyü de görülmesi gerekli olan yerlerden biri. Denize girmek isteyenler de Söğüt'e kadar gitmişken Saranda Koyu'nun tadını çıkarmalı ve gün batımını izlemeden şehre adım atmamalı. Saranda Koyu'nda yapılması gereken diğer bir şey de kesinlikle ahtapot yemek olmalı. Taze ve çok lezzetli ahtapotların tadı damağınızda kalacak, Saranda'yı sırf bu nedenle bile unutamayacaksınız. Gökova Körfezi'nden söz etmeden Marmaris'i anmak olmaz. Eşsiz koyları ve mavi turlarıyla ünlü olan Gökova'dan deniz seviyesine indikçe sizi bir başka doğa harikası olan Akyaka karşılayacak. Yeşilin binbir tonunu barındıran Akyaka Köyü'nde tekne veya bot kiralayarak çevredeki koyları gezebilirsiniz. Doğa yürüyüşü yapmayı sevenler ve trekking için yanıp tutuşanlar da Akyaka'da aradıklarını fazlasıyla bulabilir.

 

Selimiye köyü de Orhaniye gibi harika doğası ve çok temiz deniziyle açıkça bölgenin yıldızı konumunda. Bir balıkçı köyü ve benzer zamanda doğal liman olan Selimiye'ye kadar gitmişken muhakkak Turgut köyünün dağ yamacında bulunan Turgut Şelalesi'ne de uğramalı, ayrıca buz gibi suya ayaklarınızı sokmalısınız. Şelalenin yanında sizi bir de ufacık bir gölün karşılayacağını söyleyelim. Suyun soğukluğuna dayanabilirseniz bu ufak gölde yüzme deneyimini yaşamalısınız. Eğer kendinize oradan bir hediye almak ister iseniz de halı satan dükkanlara muhakkak adım atmalısınız. El emeği halıların nasıl yapıldığını merak ediyorsanız dokuma işini yakından görme fırsatına da sahipsiniz.

Marmaris'teki ilk gününüzde gezmeye ve keşfetmeye nereden başlamak istersiniz bilinmez ama biz sıralamayı yapalım. Marmaris Kalesi ve Marmaris Müzesi'ni kesinlikle görmeniz gerektiğini belirtelim hepsinden önce. Tarihin izlerinin arasında kaybolacağınız bu ziyarette, geçmişe yolculuk yapacağınızdan emin olabilirsiniz.  Küçük köyken daha sonrasında turistik bir merkeze dönüşen İçmeler, Marmaris'e 10 kilometre uzaklıktadır. Mükemmel manzarası ve çok temiz deniziyle İçmeler, Marmaris'e gitmişken muhakkak ama kesinlikle görülmesi gerekli olan yerler arasında yer bulur  Doğası ve kaya mezarlarıyla bambaşka bir atmosfere sahip olan Dalyan da görülmesi gerekli olan yerlerden biridir. Şehir gürültüsünden ve stresten uzak kalacağınız Dalyan'da geçireceğiniz günleri unutamayacağınızı garanti edebiliriz. 

 

Marmaris'in adaları da farklı deneyim yaşamak isteyenler için ideal seçim olabilir. Antik kalıntılarla çevrili Sedir Adası ve yüzmek, eğlenmek isteyenlerin ilk seçimi Cennet Adası, ilçenin zenginliklerinden sadece ikisi. Teknelerin de uğrak noktası olan Cennet Adası, Marmaris'e de sadece yarım saat uzaklıkta.

Selimiye ve Orhaniye'yi de 'kesinlikle görülmesi gerekli olan yerler' listenize eklemelisiniz. Her ikisi de birer doğa harikası olan Selimiye ve Orhaniye, seneler geçse de akıllarda kalacak bir tatil vaat ediyor. Zakkum ve bademlerin arasına gizlenmiş Orhaniye'deki Kızkumu Plajı ise size cenneti yaşatacak türden. Denizin içerisinden yürüdüğünüzde başka bir dünyaya ait olduğunuzu düşünebilirsiniz ve bunu düşünmekte çok da haksız sayılmazsınız. Ek olarak deniz kıyısına kurulu olan köyde nerede olursanız olun denizden uzaklaşmanız da mümkün değil. Ayrıca deniz kıyısındaki işletmelerin ağaçlar arasına kurduğu hamaklara uzanıp kendinizi suyun üstünde yatıyormuş gibi hissedebilirsiniz. 

 
 
 

Okumaya devam etmek için bir sonraki konumuz olan Cinque terre'de nerelere gidilir? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?