Piyano nasıl bir enstrümandır?

Günümüz en modern piyano dizisi 7 oktav ve bir minör üçlüyü kaplamaktadır. İlk dönemlerin piyanoları 4 oktav iken Mozart’ın yazdığı e...

 

Çok yönlü kullanımı ile müzik aletleri arasında en fazla tercih edilen piyano, tuşlu çalgılar grubuna aittir. Tuşa basıldığında, keçe ile kaplı çekicin o tuşa ait tele vurması sonucu sesin ortaya çıkmasıyla çalışma mantığı, vurmalı çalgılara benzetilen ayrıca, bu grup içerisinde de yer verilen piyano teknik olarak 2500 parçasıyla en karmaşık müzik aletidir. Bu neden ile tasarımdan üretim safhasına kadar teknisyen ve mühendislerce her çeşit kontrolleri yapılmış olan piyano temel olarak ses tahtası, eşik, kasa, klavye, pedal, mekanizma ve çerçeve ile bloktan oluşur.

Günümüz en modern piyano dizisi 7 oktav ve bir minör üçlüyü kaplamaktadır. İlk dönemlerin piyanoları 4 oktav iken Mozart’ın yazdığı eser üstüne 5 oktava çıkarılan piyano, Beethoven’ın gittikçe ses aralığı genişleyen eserleriyle 6 oktavlık ses aralığına çıkmıştır. Klasik eserler için gereken olan maksimum ses aralığı ise 6,5 oktavlıktır.

Geniş ses aralığı ile kalın la’dan ince do’ya kadar uzanan günümüz piyanoları, genellikle, 52’si ana ses, 36’sı da ara sesler olmak üzere 88 tuşludur. Klavyelerin yaparken daha fazla maun kullanılırken daha kaliteli piyanolarda ladin ağacı tercih edilir. Siyah tuşlar ise abanozdan yapılmaktadır.

Piyano çeşitleri genel anlamıyla kuyruklu ve konsol piyanolar olmak üzere ikiye ayrılır. Kuyruklu piyano ses akustiği daha güçlü olan ve daha fazla konserlerde kullanılan piyano çeşididir. Profesyonel amaca daha uygun olur. Teller ve tokmaklar yatay düzlem üstünde yer bulur. Kuyruklu piyanolar, büyük sahnelerde kullanılmak üzere tam kuyruklu, tam kuyrukluya benzer özellikleriyle yarım kuyruklu, daha az yer kaplayan çeyrek kuyruklu piyanolar olmak üzere kendi içerisinde üç türü bulunmaktadır. Duvar piyanosu, sesi ve boyutunun uygunluğu nedeniyle daha fazla evlerde tercih edilen bir piyano türüdür. Duvar piyanosundan teller ve tokmaklar dikey biri birine paralel olarak sıralanmıştır. Boyutlarına göre küçük, konsol, stüdyo ve profesyonel olmak üzere dörde ayrılır.

 

Yapımından daha fazla ceviz, maun, gül ağacı kullanılan ahşap kasa üstüne gerili tuşlara basıldıkça ses elde edilir. Tuşe özelliğiyle sesin nüansı ile ilgili dinamikler sağlanırken pedallar ile sesler yönetilir. Sağ pedal, teller üstündeki titreşimi engelleyen keçeleri yukarıya kaldırarak sesin daha güçlü çıkmasına yardımcı olmaktadır. Parçanın ilk sesinde yumuşak etkiyle vurgu meydana getirmek için notadan önce, ritimleri daha fazla ortaya çıkarmak, nota yahut akorları vurgulamak için notaya basarken, ek olarak senkop ve legato olmak üzere iki değişik teknik ile notadan sonra basılmak suretiyle 3 değişik biçimde kullanılan sağ pedal devamlı kullanılan pedaldır. Kimi konsol piyanolarda bulunmayan orta pedal ise, sesleri kısma ve susturucu görevi yapar. Sesi yumuşatmak için kullanılan sol pedal ise sesin tınısında bir değişikliğe neden olmaz, yalnızca sesin titreşimini azaltır.

 

Büyüklüğüne karşın sesiyle ve özellikleriyle baş başına bir orkestra olarak değerlendirilen piyano, klasik ve caz müziğin baş enstrümanlarından olması yanında gerek solo performanslarda gerekse konserlerde önemli bulunan bir yere sahiptir. Ek olarak, beste ile şan çalışmalarında da tercih edilen piyano, çok geniş bir kullanım alanıyla müzik endüstrisinin çok önemli çalgıları arasında yer bulur. Bugün dünyanın en iyi piyanoları Almanya ve Avusturya’da üretilmekte, özel olarak Almanya yapımı piyanolar en fazla tercih edilen piyanolar arasında yer alır 

Piyano ilk 1700’lü senelerde klavsenden esinlenerek İtalyan müzik yapımcısı Bartolomeo Cristofori tarafından yapılmıştır. Klavsenin eksikliklerini giderme üstüne kurulu düzende, klavsende tuşa basıldığında, mızrabın ilgili teli çekmesiyle oluşan ses, piyanoda çekicin telleri vurması ile elde edilerek sesin şiddetiyle ilgili nüanslar elde edilmiştir. Tuşe adı verilen, tuşlara basma sertliğine göre daha kuvvetli ve yumuşak seslerin elde edilmesi nedeniyle ilk zamanlar pianoforte olarak isimlendirilen piyano, benzer zamanda sesleri uzatabilme özelliği ile de zaman geçtikçe klavsenin yerini almıştır. Birçok besteci gereksinimleri doğrultusunda yönlendirerek piyanonun en üst seviyeye gelmesi için çaba gösterilmiş, piyano devamlı eklenen özellikleri ile uzun seneler gelişmesini sürdürmüştür. 1822 senesinde Johann Andreas Stein’in piyanoya pedal eklemesiyle bugünkü piyanonun temelleri atılmıştır. 

 
 
 

Devam etmek için bir sonraki konumuz olan Bağlama çalmak nasıl öğrenilir? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?