Özelleştirme nedir?

Özelleştirme yapılmasının belli amaçları ve sonuçları vardır. Özelleştirme kamu iktisadi teşekkülerinin minimum yüzde elli bir hisses...

 

Özelleştirme kamu iktisadi teşekküllerinde, kamunun kontrolünün asgari düzeye çekilmesi veyahut bütünüyle kamu kontrolünün kaldırılmasıdır. O durumda özelleştirme serbest piyasa ekonomisinin canlanmasıdır. Çünkü devlet elini ekonomiden çekerek sektörü özelleşmeye bırakmıştır. Bir anlamda mülkiyet devridir. Devlet sahip olduğu teşebbüsleri özel kişi ve kurumlara belli bir meblağ ve sorumluluk kapsamında devreder ve aradan çekilir. Ardından devrettiği teşebbüs üzerinde hiçbir hak ve kontrol sağlama yetisi kalmaz.

Özelleştirme yapılmasının belli amaçları ve sonuçları vardır. Özelleştirme kamu iktisadi teşekkülerinin minimum yüzde elli bir hissesinin özel sektöre devredilmesiyle gerçekleşir. O durumda hepsinden önce devletin hangi amaçla böylesine bir devir işlemini tercih ettiğini özelleştirme başlığı altında maddeleyecek olursak;

Yerli ve yabancı sermayeyi teşvik etmek

Modern teknolojiye yer vermek

Ülkeye yapılmış olan yatırımı arttırmak

Özelleştirilecek sektörü canlandırmak ve küreselleşme anlamında gelişmesini sağlamak

Değişik yönetim ve kontrol mekanizmalarını yaratmak

Piyasa ekonomisini güçlendirmek

Devlete gelir kaynağı sağlamak

Rekabet ortamı yaratarak kişi ve kurumların kendilerini geliştirmesine öncü olmak

İktisadi verimlilik sağlamak

Döviz gelirini arttırmak

Tüketiciye daha iyi bir hizmet sunmak

Bu ve bunun içerisinden çıkarılabilecek anlamlarla çoğaltılabilecek daha birçok neden devletleri özelleştirme yoluna itmiştir. Devletin özelleştirme gibi bir harekette bulunması genelde toplum içerisinde kargaşalar yaratabilir. Bunun en ehemmiyetli örneklerini Doğu Avrupa ülkelerinde gördük. Kamu elinden özel teşebbüse değerinin altında devredilen bir fabrika, kurum ya da kuruluş insanlar arasında hükümetin yancı politikalar izlediğini düşündürebilir. Ek olarak bazı dönemlerde özelleştirmeye konu olan teşebbüs kamu içerisindeki hatırı sayılır kişiler veyahut o insanların tanıdıkları tarafından gerçekleşebilir. Böyle hallerde da toplum bunun bir anlaşmaca varsayımında olduğunu kabul edip özelleştirme politikalarına karşı çıkabilir. Şurada asıl mesele özelleştirmenin amacına yönelik olmasıdır. Çünkü görüldüğü üzere özelleştirme hep toplumun refahını pozitif yönde etkileyecek sonuçlar doğurmayabilir. Bu nedenle özelleştirme politikaları amacına yönelik hareket etmekle yükümlüdür ve kamu böylesine kararlarda toplum barış ve huzur ortamını ön planda tutmalıdır. 

 
 
 
 

Okumaya devam etmek için bir sonraki makalemiz olan Kasko neden yaptırılır? adlı yazıyı inceleyebilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?