Minyatür sanatı

Minyatür kâğıt ve fildişi gibi malzemeler üstüne yapılırdı. Eskiden, minyatürlerin etrafına "tezhip“ denen bezeme yapılırdı. Minyatür...

 

Minyatür, çok ince olarak eski usülde işlenmiş ve küçük boyutlu resimlere denir. Benzer zamanda bu tür resim sanatına verilen genel addır. Eski el yazması kitaplara boya ve yaldızla çok dikkati açık ve ince olarak yapılmış olan resimlerdir. Minyatürler, kitaptaki konuyu anlatan, en ince ayrıntılar üstünde duran, gözden çok fikre hitap eden ve derinliği olmayan resimler olarak çizilir. Minyatürde önde ve arkada bulunanlar değişik boyda görünmesi gerekirken benzer boyda resmedilir. Ama öndekiler üstte yer alır.

Minyatür nasıl yapılır?

Minyatür kâğıt ve fildişi gibi malzemeler üstüne yapılırdı. Eskiden, minyatürlerin etrafına "tezhip“ denen bezeme yapılırdı. Minyatür yaparken bir tür yapışkan olan arapzamkını fazlaca içeren sulu boyaya benzer boyalar kullanılırdı. Çizgileri çizmek ve ince ayrıntıları işlemek için yapılmış olan "tüykalem“ denen çok ince fırçalar kullanılırdı. Tüykalem yavru kedilerin tüylerinden yapılırdı. Boyama işi için de türlü fırçalar kullanılırdı. Resim yapılmadan önce kâğıdın üstüne arapzamkı katılmış üstübeç sürülürdü. Gerektiğinde renklere saydamlık kazandırmak için üstüne bir kat da altın tozu sürülürdü.

Osmanlıda minyatür için nakış sözcüğü kullanılırdı. Minyatür sanatçısı için de nakkaş (resim yapan) veyahut musavvir ismi kullanılırdı. Minyatürün, bir doğu sanatı olduğunu, batıya doğudan geldiğini idda edenler vardır. Buna karşın minyatür doğu ve batıda çok eskiden beri kullanılan resim tarzıdır. Doğu ve batı minyatür resim sanatının pek çok benzer yönü bulunur. Resimlerin boyutlarının küçük olması ortak özelliklerinden biridir. Ama renk ve biçim gibi bazı konularda ayrılıklar görülmektedir.

 

MİNYATÜRDE ÖNE ÇIKAN İSİMLER

Son senelerde minyatür sanatı yerini çağdaş resme bırakmaya başlamıştır. Batıda ve türkiyede ise geleneksel bir sanat olarak çizgisini korumaktadır. Yakın zamanımızda de Prof.Dr. Süheyl Ünver, Günseli Kato, Nusret Çolpan, Gülbün Mesera, Gülçin Anmaç öne çıkan nakkaşlardır. Minyatür sanatını icra eden çokca genç sanatçı bulunur.

Selçuklular döneminde minyatüre önem verilmiştir. Selçuklulara minyatür sanatı İranlıların etkisi altına girmiştir. Bilinen en ehemmiyetli minyatür sanatçısı Mevlana'nın resmini yapan Abdüddevle'dir. Osmanlılarda ise Fatih devrinde, padişahın resmini de yapmış olan Sinan bey adlı nakkaş, II. Bayezid döneminde de Baba Nakkaş tanınan ünlü sanatçılardır. 16. yüzyılda Reis Haydar diye tanınan Nigarî, Ahmetcan Barlas, Haydar Kay, İsmail Can, Gazi Capır, Nakşî ve Şah Kulu bilinen değerli nakkaşlardır. Yine benzer dönemde, Behzad'ın öğrencisi olan Horasanlı Aka Mirek de sarayın başnakkaşı (başressam) olmuştur. 18. yüzyılda ise Mustafa Çelebi, Selimiyeli Reşid, Süleyman Çelebi ve Levnî ünlü nakkaşlarıdır. Türk minyatür sanatı için Levnî dönüm noktası olmuştur. Levnî, geleneksel anlayışı terkedip kendine munhasır bir biçim geliştirmiştir. 19. asrın başlarında çokca alanda olduğu gibi minyatürde de batı resim sanatının etkileri görülmüştür.

 
 
 
 

Bilginizi arttırmak için bir sonraki konumuz olan Çini sanatı adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?