Kaydi para nedir?

Kaydi paranın geçmişi ortaçağa dayanmakla beraber yakın zamanımızda mevduat bankaları da bu kaydi para yaratma mekanizmasının aktif r...

 

Kaydi paranın oluşum sürecinin başlangıcı ortaçağ dönemine dayanmaktadır. Dönemin iktisadi düzeninde kullanılmakta olan ve para diye nitelendirilen değerli maden altındır. Altının saklanması,taşınması vb. işlemlerin zor olmasından ötürü insanlar ellerinde bulundurdukları paraları yani altınlarını dönemin sarraflarına (dönem içinde sarrafların sıfatları para değiştirici olarak anılmıştır.) emanet etmeye başladılar. Bu emanet edilen altınlar karşılığında ise sarraflar,altın sahiplerine,üzerinde değeri yazılı sertifikalar vermeye başladılar ve artık altın temelli sertifika sahipleri ihtiyaçlarını altın ile değil ellerinde bulunan bu sertifikalar ile karşılamaya başladılar.

Kaydi paranın geçmişi ortaçağa dayanmakla beraber yakın zamanımızda mevduat bankaları da bu kaydi para yaratma mekanizmasının aktif rol üstlenicilerindendir. Nasıl mı ? Cenk'in üstünde taşımak istemediği ve dolaylı olarak bir bankanın mevduat hesabına yatırmak istediği 1000 TL si olduğunu ve bu mevduat bankasının TCMB'ye yatırmak zorunda olduğu zorunlu karşılık oranının ise %20 olduğunu kabul edelim. Bu halde Cenk 1000 TL'sini mevduat hesabına yatırdığını ve paranın yatırıldığı banka da bu paranın 200 TL sini zorunlu karşılık olarak TCMB'ye yatırdığını varsayalım. Cenk'in bankada bulunan parası 1000 TL iken bankada reel olarak bulunan miktar artık 800 TL'dir. Sonrasında da Mehmet gelsin ve bu bankadan kredi çekmek istesin. 800 TL lik krediye ihtiyacı olan Mehmet'e de bu kredi bu banka tarafından verilsin. Artık çekilen kredi tutarı Mehmet'in mevduat hesabına yatırılmıştır. Bu demektir ki Mehmet'in mevduat hesabında da 800 TL bulunuyor ve banka bu mevduat için de TCMB'ye %20 oranında bir zorunlu karşılık yatırmak zorundadır. Karşılık yatırıldıktan sonra bankanın elinde bulunan reel miktar (800x0,2=160),(800-160=) 640 TL'dir. Bu sarmal,ana paranın zorunlu karşılık oranı tarafından emilmesine kadar devam eder. Dikkatli olunması gerekli olan konu şudur;bu işlemler sonucu Cenk'in 1000 TL si ve benzer zamanda Mehmet'in de 800 TL'si bulunur. Yani toplamdaki para miktarı 1800 TL olur. Bulunmasına bulunuyor lakin banka bu işlemleri gerçekleştirirken yalnızca Cenk'in 1000 TL si ile gerçekleştiriyor. Elde 1000 TL varken kredi mekanizması aracılığıyla yaratılan ve ana paranın zorunlu karşılık oranı tarafından emilmesine kadar sürdürülebilecek bu süreç sonuç kısmında varmış gibi gözüken para, 'Kaydi Para'dan başka bir şey değildir.

 

Bu sürecin nereye kadar devam edeceğini bir formül vasıtasıyla desteklemek gerekirse ve A: Anapara R:Zorunlu Karşılık Oranı olarak tanımlayacak olursak formül; [(1/R)xA] şeklindedir. Formül bize mevduat hesabına yatırılan ana para miktarı ile maksimum ne kadar 'kaydi para' banka tarafından yaratılabilir sorusunun cevabını vermektedir. A=1000 R=0,2 iken [(1/0,2)x1000]=5000 TL , yani bu bahsi geçen banka Cenk'in 1000 TL si temelli ve kredi mekanizması aracılığıyla ek olarak 4000TL+1000TL parayı piyasaya sürebilmektedir. Arada oluşan 4000TL'lik fark ise 'kaydi para' olarak nitelendirilir.

 

Dönemin ilerleyen zamanlarında 'para değiştiriciler' olarak anılmaya başlayan sarraflar ise oluşan bir durumu farkettiler. Farkettikleri hal ise çok ilginçti. Altın sahipleri sarrafların verdikleri sertifikalar ile istedikleri zaman emanette duran altınlarını değiştirebilecekleri durumda değiştirmiyorlardı ve git gide sarrafların ellerinde bulunan altın stoku artıyor yahut azalmıyordu. İnsanoğlunun var oluşundan bu yana süregelen hilecilik güdüsüne kapılan sarraflar ise bu hali farkettiklerinde ellerinde bulunan altın miktarına karşılık gelecek sertifikalardan daha yüksek değerde sertifikaları piyasaya sürmeye başladılar. Örnek verilecek olursa günümüz ölçütleri ile değerlendirecek olursak;10 kg altına karşılık 1000 TL değerli sertifikanın piyasada dolaşması gerekiyor iken sarraflar farkettikleri durumdan dolayı artık piyasada 10 kg altına karşılık örnek vermek gerekirse 1500 TL değerli sertifika dolaşmaya başladı. Bu ekonomi açısından çok ciddi bir durumdur ki dönemin sarrafları günümüz Merkez Bankalarının görevini yani para basma işlevini üstlenmişlerdir. Altına dayalı sertifika sistemindeki altın karşılığı olmadan piyasada dolaşan ve para diye nitelendirilen bu 'fazladan' sertifikalar bir tür 'kaydi para' niteliği taşımaktadır.

Kaydi para yaratma mekanizmasının 2 çeşidi daha vardır ki onlar da çek ve senet yolları ile gerçekleştirilmektedir. Çek yazmak için bir bankada mevduat hesabınızın bulunması gerektiğinden ötürü ve bir tür kredi mekanizması ile benzer bir sistemin işleyeceğinden ötürü tekrar yazmayacağım. Taraflar arası senet imzalama yolu ile kaydi para yaratma prosesi de çok benzer halde işlemektedir. Mesela 500TL lik bir televizyon alacaksınız lakin yeteri kadar paranız yok. Satıcı firma ile senet imzalayarak yani ileri bir tarihte bahsi geçen senetin üstünde yazılı olan para miktarını ödeme sözü vererek ve bunu imzanız yolu ile temin ederek televizyonu alıp evinize getirebilirsiniz. Vergi usul kanunu gereği senetlerin ciro edilebilmesi yoluyla mesela televizyon satıcısı senedi ciro edip yani senedin üstünde yazılı değer karşılığında bir başka mal satın alması ve bunu yapmak için de sattığı televizyon karşılığı aldığı senedi,satın aldığı malın satıcısına,artık onun,bahsi geçen senedi tahsil etmesi olanağını tanıyıp senedi eline vermesi biçiminde de kaydi para yaratılabilir. Esasen ortada para yokken imza karşılığı,yani ödeme temini yoluyla da çok satın alma işlemi gerçekleştirilebilir.

İşte bu ortada para yokken gerçekleşen satın alma süreçleri içinde dolaşan 'tek senet' te kaydi para niteliği taşımaktadır.

 
 
 

Dilerseniz bir sonraki konumuz olan Bileşik faiz adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?