Kalp spazmı nasıl anlaşılır?
Hastalığın belirtilerinin diğer hastalıklar ile benzerlik göstermesi nedeniyle tanı, EKG ve efor testi sonuçlarına göre konur. Bu tet...
Toplum dilinde kalp spazmı olarak bilinen anjina pektoris, genel olarak koroner arter rahatsızlığına sahip hastalarda görülmekle beraber, kalbe giden kan miktarındaki azalma sonucu meydana gelen ve göğüs ağrısı biçiminde yaşanan bir durumdur. Rahatsızlık kalbi besleyen atardamarların zarar görmesi, damar duvarlarının yağ ve kolesterol gibi sebeplerle tıkanması sonucu ortaya çıkar. Ama yaşanan her göğüs ağrısı kalp spazmından kaynaklanmaz. Hazımsızlık, göğüs duvarlarındaki kaslardaki gerginlik, akciğer zarının iltihaplanması da göğüs ağrısına neden olabilir. Bu halde göğüs ağrısı çeken kimselerde diğer belirtilerde göz önünde bulundurarak yapılacak tetkikler nihayetinde tanı konmalıdır.
Tanı ve Tedavi
Hastalığın belirtilerinin diğer hastalıklar ile benzerlik göstermesi nedeniyle tanı, EKG ve efor testi sonuçlarına göre konur. Bu tetkiklerin yetersiz kaldığı hallerde veya kalp ile ilgili daha ayrıntılı verilere ulaşmak gerektiğinde koroner anjiyografi yapılabilmektedir. Koroner anjiyografide kalp damarlarının içine salınan özel kamera ile gözlemlenmesi söz konusudur.
Doktor gerek duyması halinde damarın yapısını korumak için anjiyoplasti sonrası stent takabilir. Stent, rahatsızlanan ve balon ile tedavisi edilen damarın rahatsız olan bölümüne münasip uzunlukta ve kalınlıkta ayarlanmış ve bu bölüme yerleştirilmiş bir teldir.
Kalp spazmında müdahale yanında yahut müdahale gerektirmeyecek hallerde da ilaç kullanımı da söz konusudur. İlaç tedavisinde öncelikle kan pıhtılaşmasını azaltıcı ve kan damarlarında akışkanlığı sağlayıcı ilaçların kullanımı önceliklidir. Bunun peşi sıra kan basıncı ayarlayacak ilaçlar ile damarların tıkanmasına neden olan diyabet, kolesterol gibi hastalıkların kaynağını tedavi edecek ilaçların kullanımı söz konusudur.
Damarların yapısını ve kan akımını ayrıntısı ile gösteren anjiyografi nihayetinde damarlarda bir tıkanıklık sözü edilen ise ve müdahale gerektiriyorsa, toplum dilinde balon olarak bilinen anjiyoplasti yöntemi ile tedavi yoluna gidilir. Anjiyoplastide daralmış damar üstüne indirilen bir balonun su basıncı kullanılarak şişirilmesi ve kas duvarlarının genişlemesi söz konusudur. Balon işlem sonrası bulunmuş olduğu bölümde söndürülerek tekrar geri çıkartılır.
Hastalığın Belirtileri
Hastalığın diğer belirtileri arasında kollardan omuzlara doğru yayılan, boyna ve çeneye kadar uzanan keskin olmayan bir göğüs ağrısının olmasıdır. Ek olarak çoğu zaman ağrı öncesi başlayan göğüste baskı nefes darlığına neden olmakla beraber vücut pozisyonunun değiştirilmesi halinde bile devam eder. Mide bulantısı, halsizlik, terleme hastalığın diğer belirtileridir. Sıkıntının yoğun hissedilmesi halinde, rahatsız insanlarda ölüm korkusunu hissetme ve endişeli bir ruh biçimine sebebiyet verebilir.
Hastalığın en öncelikli belirtisi yaşanılan göğüs ağrısıdır. Bu ağrı daha fazla göğüs kemiğinin hemen altında sızı ve baskı biçiminde hissedilen bir ağrıdır. Ağrının süresi ve şiddeti değişiklik göstermekle beraber, fiziki yorgunluklarda, stresin yoğun hissedildiği hallerde, ağır beslenmeler devamında ve soğuk ortamlara maruz kalma hallerinde ortaya çıkma durumu söz konusudur. Stabil adı verilen ve dinlenme sonrası kaybolan ağrıların yaşandığı bu tür kalp spazmı yanında bir yorgunluk belirtisi olmadan da göğüste ağrı, sızı yahut baskının hissedildiği haller mevcuttur. Dinlenme sırasında yaşanan bu tür ağrılar, arterlerde yüksek miktarda tıkanmanın bir sonucudur ve risk teşkil edebilir. Bu tür ağrıların bahsi geçen olduğu hallerde bir an önce doktora başvurmakta yarar vardır.
Kalp Krizi ile Kalp Spazmı Arasındaki Farklar
Genelde kalp krizinin öncüsü olarak görülebilen kalp spazmında tedavi kalp krizinin önüne geçmek için hayli önem taşır. Kalp spazmı kısa süreli bir göğüs ağrısı ve baskısını içermektedir fakat, ağrıların 20 dakikayı aştığı süre içinde her hangi bir kalp krizi riskine karşılık önlem amacıyla kesinlikle doktora başvurulmalıdır.
Her ne kadar belirtileri benzer olmakla beraber, kalp spazmı ve kalp krizi biri diğerinden değişiktir. Her iki rahatsızlığın kaynağı damar tıkanmasına bağlı bulunsa da kalp spazmında yaşanan tıkanma kan akışını durduracak seviyede değildir. Yalnızca kan akışını yavaşlatıcı bir etkisi söz konusudur. Kalp krizinde ise kan akışından kaynaklanan problem sonucu kalp dokusu, kanın yetersiz kalması sonucu beslenemez ve oksijensiz kaldığı için zarar görür.