Flor eksikliği nasıl anlaşılır?

Flor eksikliği kadar flor zehirlenmesi de çok önemlidir. Fazla alınan flor dişlerde tebeşir beyazlığında rastgele dağıtılmış lekelere...

 

Halojen grubundaki en aktif elementlerden biri olan flor insan vücudumuzu için pek önemli bir mineraldir. Kemik yoğunluğunu arttırmaktadır, iltihapla savaşır ve diş çürümesini en aza indirir. Doğada hiç bulunmaz. Vücutta ise diğer bileşenlerle olan kombinasyonlarda bulunmaktadır. Doğal suda litre başı 3 ile 12 mg arası flüorür bulunmaktadır.

Flor eksikliği kadar flor zehirlenmesi de çok önemlidir. Fazla alınan flor dişlerde tebeşir beyazlığında rastgele dağıtılmış lekelere ve kemiklerde yoğunluk artmasına neden olabilir. Flor zehirlenmesi genellikle 10 ppm’den fazla flor bulunan suların içilmesinden ötürü meydana gelir. Bu tür zehirlenmeyi anlamak için yapılan test olmadığı için flor alımında dikkat gösterilmesi önerilmektedir.

Flor vücutta nerdeyse her dokuda mevcuttur. Flor kemikle dişlerin oluşumu ve korunumu için son derece önemlidir. Öyle ki vücudumuzdaki florun yüzde 96’sı kemik ve dişlerde bulunmaktadır. İnce bağırsak tarafından emilir, kan dolaşımına nakledilir ve daha sonrasında dişlerde ve kemiklerde muhafaza edilir. Ek olarak flor kalsiyumun biyoyararlılığını arttırmaktadır ve ağızda bulun asitlere tampon görevinde bulunmaktadır. Böylelikle bakteriler tarafından üretilen bu asitler diş minelerine zarar veremezler.

Vücudumuzdaki flor eksikliği diş çürümesine, zayıf görme yetisine ve enfeksiyonlara karşı olan dayanıklılığın azalmasına neden olur.

 

Floru vücudumuza en fazla su tüketmeyle alınır. Bu sebeple belediyeler yahut bazı şirketler flüorürlü su üretilir. Bu esasen floru almanın çok da doğal olmayan bir yolu olduğundan ötürü çok başvurulmamalıdır. Yine de içinde 1 ppm’den az flor bulunan su diş çürüklerini azaltır. Çocukların diş gelişimi pek önemli olduğundan ötürü eğer çocuğun içtiği suda flor bulunmuyorsa ağızdan alınan flor doktorlardan tarafından reçeteye yazılabilir.

Bu flor eksikliğini azaltmak için kuşkonmaz, avokado, Brüksel lahanası, lahana, havuç, kimyon tohumu, karnabahar, salatalık, hurma, hindiba, ardıç meyvesi, limon otu, meyan kökü, maydonoz, turp, pancar yaprağı, karahindiba, ayçiçeği çekirdeği, sarmısak, ıspanak, domates, yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, badem, şalgam ve bütün deniz bitkileri tüketilebilmektedir.

 
 
 

Dilerseniz bir sonraki konumuz olan K vitamini eksikliği nasıl anlaşılır? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?