Bisikletin tarihçesi

İlk bisikletin ne zaman icat edildiği konusunda bazı ihtilaflar bulunur. Leonardo Da Vinci'ye ait olduğu öne sürülen 1492 tarihli bir...

 

Kullanıcısı tarafından sağlanan itme gücüyle hareket eden, genelde iki tekerli olan ama ara sıra tek yahut ikiden fazla tekerlekleri olan taşıtlara bisiklet denir.

İlk bisikletin ne zaman icat edildiği konusunda bazı ihtilaflar bulunur. Leonardo Da Vinci'ye ait olduğu öne sürülen 1492 tarihli bir bisiklet taslağının sonrasında yapılmış sahte bir çizim olduğu anlaşılmıştır. Bunun dışında 18. asrın sonlarında icat edilen ve célérifère olarak isimlendirilen hızlı at arabası, yapısı itibarı ile ilk bisiklet olarak kabul edilmemiştir.

Bisiklet tanımına münasip olarak yapılmış olan ilk taşıt,  Alman Baron Karl von Drais de Sauerbrun tarafından icat edilen ve Koşu Makinası (Orjinal ismi Laufmaschine'dir) olarak isimlendirilen alettir. Sauerbrun icat ettiği ilk bisikleti denemek ve kullanıma münasip olduğunu göstermek için öncelikle 1817 senesinde aracı takriben 14 kilometre kullanmıştır. Aradan bir sene geçmeden de aracını Paris'te sergileme imkanını bulmuştur.

İlk bisiklet olan Koşu Makinesi'nde kullanıcılar denge problemi yaşadığı için takriben yarım asır boyunca bisikletler üç ve dört tekerlekli olarak geliştirilmeye çalışıldı.

İlk bisiklete Koşu Makinası isminin verilmesinin ana nedeni, aracın pedallarının olmamasıdır. Sauerbrun'un tahtadan imal ettiği ilk bisikletin gidonu sabitti, bir yöne çevrilemiyordu. Ek olarak pedalları da yoktu. Kullanıcının dengede kalması için bir oturacak yer ve ellerini koyabilmesi için gidonda münasip yer bulunuyordu. Bu biçimde dengede duran kullanıcı ayakları ile yerden kuvvet alarak aracı itiyor ve böylelikle ilk bisiklet hareket ediyordu. Yani kullanıcı bir açıdan, oturduğu yerde koşu hareketini yapıyordu. Sauerbrun aracının patentini kısa süre içinde aldı ama yine kısa süre içerisinde diğer ülkelerde de ilk bisikletin kopyaları üretilmeye başlandı.

 

Bisiklet konusunda tarihte ilk seri üretimi "Michaux Company" isimli bir şirket yapmıştır. Bisikletlerin ilgi görmeye başlamasıyla şirket, senede 140 kadar bisiklet üreterek işe başlamıştır. Seri üretime geçilmesinin sonrasında, bilyalı ve millî bisikletler üretilmeye başlanmış, ayrıca bu bisikletler II. Dünya Savaşaı'nda askerlerin hızını artırmak amacı ile da kullanılmışlardır.

20. asrın başlarında seri üretimin ve fabrikaların artması ile bisiklet fiyatları düşmüş ve herkesin satın alabileceği düzeye ve çeşitliliğe ulaşmıştır. Hassaten Fransa, İtalya, İngiltere ve Belçika'da kurulan çok miktarda fabrika ile bisiklet günümüzdeki popülerliğine ulaşmıştır.

 
 
 

Okumaya devam etmek için bir sonraki makalemiz olan Türk halk müziği nedir? adlı yazıyı okuyabilirsiniz.

 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?